Kanal: DadCrush

Oyuncu: Imani Valor

Imani Valor’un aklından çıkmayan tek bir şey vardı: içine boşalınma takıntısı. Bu düşünce onu her gece meşgul ediyor, bedenini sıcak bir gerilimle sarıyordu. O akşam da odasına kapanmış, telefonu kulağına yaslamıştı. Erkek arkadaşı hattın diğer ucundaydı. Imani, sesini alçaltarak ona ne istediğini anlatıyordu. “İçime boşal… lütfen. Tamamen doldur beni,” diye fısıldıyor, kendi elleriyle bedenini okşuyordu. Gözleri kapalı, hayal gücünde o anı yaşıyordu.Kapının aralık olduğunu fark etmemişti. Üvey babası koridorda durmuş, her kelimeyi duyuyordu. Imani’nin sesindeki o yalvarış, o açık arzu, adamın yüzünü gerdi. Uzun süre yerinden kıpırdamadan dinledi. Sonra yavaşça kapıyı itti.Imani telefonu hemen kapattı. Yüzüne sıcak bir kızarıklık yayıldı. “Ne kadar zamandır oradasın?” diye sordu, sesi titreyerek. Üvey babası odanın ortasına kadar ilerledi. “Yeterince uzun,” dedi. “Bir yabancıya içine boşalması için yalvardığını duydum.” Imani bakışlarını kaçırdı. Utanç ve korku bir aradaydı. Ama adamın gözlerindeki ifade sadece öfke değildi. Kıskançlık da vardı. Belki de… istek.Imani bunu fark ettiğinde cesareti yerine geldi. Yavaşça yataktan kalktı ve önünde diz çöktü. “Belki de kıskandın,” diye fısıldadı. “Belki de o yalvarışı senin duymanı istedim.” Üvey babası cevap vermedi. Ama bedeni zaten cevabı vermişti. Imani, elini uzatıp onu kavradığında, aradığı karşılığı bulduğunu anladı. “İyi bir kız olacağım,” dedi alçak sesle ve ağzını ona açtı.O an, odadaki hava tamamen değişti. Imani, üvey babasını derinlemesine alırken gözlerini onunkilere dikmişti. Her hareketi, her yutkunuşu, “beni doldur” mesajı taşıyordu. Adam, parmaklarını onun saçlarına geçirdi. Imani, sonuna kadar gitti ve her damlasını yuttu. Ayağa kalktığında gülümsüyordu. “Artık biliyorsun,” dedi. “Ne kadar isteyebileceğimi.”O geceden sonra aralarındaki denge bozulmuştu. Üvey babası, Imani’yi eskisi gibi “sadece üvey kız” olarak göremiyordu. Birkaç gün sonra Imani geç saatte eve döndüğünde, adam kapıda onu bekliyordu. “Neredeydin?” diye sordu. Sesinde hem endişe hem de sahiplenme vardı. “Partiye gittim,” dedi Imani. “Ama merak etme… kimseye izin vermedim.”Üvey babası yaklaştı. “Emin miyim?” diye sordu. “Kontrol etmem lazım. Eğer bir yabancı dokunmuşsa… bilmem gerekir.” Imani, bu bahanenin ardındaki gerçek isteği hemen anladı. Gülümsedi. “O zaman kontrol et.”Yatağa birlikte uzandılar. Imani, üvey babasının üzerine çıktı. “Annemden daha iyi yapabilirim,” diye fısıldadı. “Senin için… ve kendim için.” Yavaşça onu içine aldı. Hareketleri bilinçli ve derindi. Her iniş çıkışında, o eski takıntısı daha da güçleniyordu. “İçime boşal,” diye yalvardı. “Lütfen. Beni doldur. İstediğim tek şey bu.”Üvey babası, onun belini kavradı. Tempo arttı. Imani, kendini ona tamamen bıraktı. Bacaklarını daha fazla açtı, bedenini daha derinlere indirdi. “Böyle… daha sert,” diye mırıldandı. “Beni esnet. Sonuna kadar gel.” Odada yalnızca nefes sesleri ve Imani’nin kesik kesik inlemeleri vardı. Her vuruşta, “breeding” takıntısı gerçeğe dönüşüyordu.Adam, sona yaklaştığını hissettiğinde Imani onu daha sıkı kavradı. “Çıkarma,” diye yalvardı. “İçimde kal. Hepsi içimde olsun.” Üvey babası, onun isteğine uydu. Derin bir iniltiyle boşaldı. Imani, o anı gözleri kapalı yaşadı. Sıcaklığın yayıldığını hissetti. Uzun zamandır hayalini kurduğu şey, sonunda üvey babasıyla gerçekleşmişti.Bir süre birbirlerine sarılı kaldılar. Imani, adamın göğsüne yaslanmış, parmaklarıyla onun tenini okşuyordu. “Bundan sonra… sadece sen,” diye fısıldadı. “Başka kimseyi istemiyorum. Sadece seninle… böyle.” Üvey babası cevap vermedi. Sadece onu daha sıkı sardı. İkisi de biliyordu ki, bu geceyle birlikte aralarındaki çizgi tamamen silinmişti.Imani’nin takıntısı artık bir sır değildi. Üvey babası, onun ne kadar istekli, ne kadar açık ve ne kadar “doldurulmak” istediğini biliyordu. Ve bu bilgi, her ikisini de geri dönüşü olmayan bir yola sokmuştu. Imani, başını kaldırıp onun gözlerine baktı. “Bir daha… ister misin?” diye sordu. Sesinde hem utanma hem de umut vardı.Adam, onun yanağını okşadı. “Evet,” dedi kısaca. “Ama bu sefer daha yavaş. Seni iyice hissetmek istiyorum.” Imani gülümsedi. Yavaşça tekrar üzerine çıktı. Bu kez acele yoktu. Her hareket, her bakış, her fısıltı daha bilinçliydi. “İçimde kal,” diye tekrarladı. “Ne kadar istersen… o kadar.”Gece ilerledikçe, odanın loş ışığında iki beden defalarca birbirine kenetlendi. Imani, her seferinde aynı yalvarışı tekrarladı. Üvey babası ise her seferinde onun isteğini yerine getirdi. Sabaha karşı, Imani yorgun ama tatmin olmuş bir halde adamın kollarında uyuyakaldı. Aklından tek bir düşünce geçiyordu: Artık yalvaracağı kişi telefonun diğer ucunda değil, yanında yatıyordu.Ve bu gerçek, onun için her şeyden daha sıcaktı.

Yorum Yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*