Kanal: DadCrush
Oyuncu: Hazel Heart
Billy, evde görünmez gibi hissediyordu. Karısı Krystal’a her gün sevgi göstermeye çalışıyor, onu öpmeye, dokunmaya, birlikte vakit geçirmeye zorluyordu. Ama kadın hep mesafeliydi. Soğuk bakışlar, kısa cevaplar, yatakta sırtını dönmeler… Billy’nin gözlerindeki yorgunluk ve kırgınlık, evin her köşesinden okunuyordu.Üvey kızı Hazel, her şeyi sessizce izliyordu. Her zaman utangaç, sakin ve kendi halinde bir kızdı. Kimse onun ne düşündüğünü pek merak etmezdi. Ama o, üvey babasını uzaktan takip ediyordu. Onun ne kadar çabaladığını, ne kadar iyi bir sevgili olmaya çalıştığını görüyordu. Ve her gördüğünde içinde garip bir sızı büyüyordu. “Keşke beni de öyle fark etse,” diye düşünüyordu. “Keşke gözleriyle soyunsa, dayanamayıp bana uzansa…”Bu düşünceler geceleri onu yakıyordu. Yatağında gözlerini kapattığında üvey babasının ellerini hayal ediyordu. Göğüslerine dokunuşunu, kalçalarını kavrayışını, kendini ona tamamen bırakışını… Her fantezi sonunda onu ıslak ve nefes nefese bırakıyordu. Bir süre sadece hayal etmekle yetindi. Sonra cesareti arttı.Bir akşam, evde yalnızken Billy’nin yanına yaklaştı. Adam televizyonun karşısında oturmuş, boş boş bakıyordu. Hazel karşısına geçti. “Baba…” diye seslendi alçak bir sesle. Billy başını kaldırdı. Kızın bakışlarında her zamanki utangaçlık yoktu. Başka bir şey vardı. “Sen… çok yorgunsun,” dedi Hazel. “Kimse seni görmüyor. Ben görüyorum.”Billy bir şey söylemeye çalıştı ama Hazel daha hızlı davrandı. Elini uzatıp onun şortunun üzerine koydu. Yavaşça ovuşturmaya başladı. Billy irkildi. “Hazel… yapma. Bu yanlış.” Ama sesi zayıf çıkmıştı. Kızın yumuşak eli, uzun zamandır yoksun kaldığı ilgiyi hatırlatıyordu. Hazel fermuarı indirdi. Onu dışarı çıkardığında gözleri büyüdü. “Bu… beklediğimden büyük,” diye fısıldadı. Sonra hiç tereddüt etmeden eğildi ve ağzına aldı.Billy, koltuğa yaslanmış, olan biteni izliyordu. Üvey kızı, o sakin, sessiz kız, şimdi önünde diz çökmüş, onu derinlemesine alıyordu. Göz teması hiç kopmuyordu. Her yutkunuşunda, her dil hareketinde “seni istiyorum” mesajı vardı. Billy’nin eli kendiliğinden kızın saçlarına gitti. “Hazel…” diye inledi. Boşaldığında kız her damlasını yuttu ve başını kaldırıp ona baktı. “Teşekkürler,” dedi basitçe.İkisi de bir süre konuşmadı. Sonra Hazel ayağa kalktı, etek ve külotunu indirdi, yemek masasının üzerine çıktı. Bacaklarını açtı. “Şimdi sıra bende,” dedi. “Dokun bana. Lütfen.” Billy hâlâ inanamaz haldeydi ama karşı koyamadı. Parmakları önce yavaşça gezindi, sonra içeri girdi. Hazel’in ne kadar ıslak olduğunu görünce inledi. Bir parmağı daha aşağı kaydı, yavaşça diğer deliğine de bastırdı. Hazel başını geriye attı. “İkisini birden… çok iyi,” diye mırıldandı.O sırada kapı aralandı. Krystal içeri girdi, olan biteni gördü. Yüzünde hiçbir şaşkınlık yoktu. “İstediğinizi yapın,” dedi soğuk bir sesle. “Bana ne.” Sonra arkasını dönüp gitti. Billy ve Hazel birbirine baktı. Kadının umursamazlığı, garip bir şekilde onları daha da serbest bırakmıştı.Yatak odasına geçtiler. Bu kez acele yoktu. Billy, Hazel’in göğüslerini öptü, meme uçlarını dilinin ucuyla yokladı. Kız tekrar diz çöküp onu ağzına aldı, iyice hazırladı. Sonra sırtüstü uzandı. Billy, bacaklarının arasına yerleşti ve yavaşça içeri girdi. İkisi de aynı anda inledi. Hazel’in içi sıcacıktı, sımsıkıydı. “Daha derin,” diye fısıldadı. “Bütün deliklerimi istiyorum. Hepsini doldur.”Billy, sözünü tuttu. Onu çeşitli pozisyonlarda aldı. Bazen yavaş ve derin, bazen daha sert. Hazel her seferinde daha fazla istiyordu. “Arkadan da… lütfen,” dedi sonunda. Billy, onu yüzüstü çevirdi, yavaşça hazırladı ve içeri girdi. Hazel yastığa gömüldü, inlemeleri boğuk çıktı. “Böyle… içimde kal,” diye yalvardı. Billy, tempo tutturduğunda kızın bedeni titriyordu. Boşalacağı anı hissettiğinde Hazel geriye bakıp yalvardı: “İçime boşal. Oraya… lütfen.”Adam, sonuna kadar gitti ve derinlemesine boşaldı. Geri çekildiğinde sıcaklık, kızın bacaklarından aşağı sızdı. İkisi de nefes nefese yatağa yığıldı. Hazel, üvey babasının göğsüne yaslandı. “Uzun zamandır hayal ediyordum,” diye fısıldadı. “Senin beni fark etmeni, istemeni, almanı… Hepsi gerçek oldu.”Billy, onun saçlarını okşadı. Hâlâ inanamıyordu. O sakin, sessiz üvey kız, ona en çok ihtiyaç duyduğu anda gelmiş ve kendini tamamen vermişti. “Krystal… umurunda bile değil,” dedi kısık sesle. Hazel başını kaldırdı. “Biliyorum. Ben umursuyorum. Seni görüyorum. İstiyorum.”O geceden sonra aralarındaki bağ değişti. Hazel artık sadece uzaktan izleyen utangaç kız değildi. Billy de sadece ilgi görmeyen koca değildi. İkisi, evin içinde yeni bir sır paylaşıyordu. Ve her fırsatta, her odada, her bahaneyle o sırrı tekrar yaşıyorlardı. Hazel, üvey babasına her seferinde aynı şeyi fısıldıyordu: “Hepsini istiyorum. Bırakma.”
