Kanal: MissaX
Oyuncu: Jessica Ryan
Annesini Siken Arkadaşından İntikam Alıyor Türkçe Altyazılı PornoBilly, en yakın arkadaşı Derrick’in attığı o cüretkâr adımı hâlâ aklından çıkaramıyordu. Part 1’de Derrick, Billy’nin üvey annesi Angelica’yı baştan çıkarmış, her şeyi bir bahis uğruna yapmıştı. Şimdi ise sıra Billy’deydi. Ve hedefi, Derrick’in üvey annesiydi: Jessica Ryan.Jessica, evin salonunda oturmuş, oğlunun odasından gelen sesleri dinlerken kaşlarını çatmıştı. İçinde garip bir huzursuzluk vardı. Billy’nin söylediği birkaç cümle, aklına takılmıştı. “Oğlun orada annesiyle… tuhaf şeyler yapıyor olabilir,” demişti Billy, alaycı bir gülümsemeyle. Jessica ayağa kalkıp kapıya yöneldi. “Ne demek istediğini tam olarak öğrenmem lazım,” diye mırıldandı. Ama Billy önüne geçti. “Gitmene gerek yok,” dedi kararlı bir sesle. “Ben buradayım.”Jessica, genç adamın bakışlarındaki değişimi fark etti. Daha önce sadece oğlunun arkadaşı olarak gördüğü Billy, şimdi bambaşka bir haliyle karşısındaydı. Yaklaşık, mesafeyi kapatıyor, sözleriyle onu köşeye sıkıştırıyordu. Jessica geri adım attı. “Sen daha çok gençsin,” dedi net bir şekilde. “Bu konuşmayı burada bitirelim.”Billy pes etmedi. Elini uzatıp Jessica’nın parmağındaki yüzüğü tuttu. “Neden hâlâ bunu takıyorsun?” diye sordu. “Eski kocanı geri mi istiyorsun?” Jessica yüzüğü çekmeye çalıştı ama Billy bırakmadı. “Hayır,” diye yanıtladı, sesi biraz daha yumuşamıştı. “Sadece erkekleri uzak tutuyor. İşime odaklanmamı sağlıyor.” Billy gülümsedi. “Bunun beni durduracağını mı sanıyorsun?”Bir anlık sessizlik oldu. Sonra Billy, Jessica’nın yüzüne daha da yaklaştı. “Sadece rahatla,” diye fısıldadı ve dudaklarını onunkilere bastırdı. Jessica ilk saniye direndi. Sonra, sanki uzun zamandır bastırdığı bir şey serbest kalmış gibi, öpücüğe karşılık verdi. Öpüşmeleri hızla derinleşti. Eller birbirinin üzerinde gezindi, nefesler kesildi. Jessica, “Bu yanlış,” diye mırıldansa da sesinde inandırıcılık kalmamıştı.İkisi de aceleyle soyunmaya başladı. Billy, Jessica’nın bedenine doğru eğildiğinde kadın aniden durdu. “Üvey annen diğer odada,” diye fısıldadı endişeyle. Billy aldırmadı, devam etmek istedi. Ama Jessica onun omzuna dokunarak durdurdu. “Yavaşla… Beyefendi. Direkt oraya mı gideceksin? Öğrenmen gereken şeyler var.”Bu cümle, her şeyi değiştirdi. Billy, Jessica’nın sözüne uydu. Tempo yavaşladı. Öpücükler boynundan omzuna, oradan göğüslerine indi. Jessica başını geriye yasladı, gözlerini kapadı. Billy’nin dudakları teninde gezinirken, kadın hem kontrolü elinde tutuyor hem de yavaş yavaş teslim oluyordu. “Böyle… daha iyi,” diye fısıldadı. Sesinde hem öğretmen edası hem de yükselen bir arzu vardı.Salonun loş ışığında, dışarıdaki dünyanın sesleri uzaklaşmıştı. Jessica, kendisinden çok daha genç olan bu adamın karşısında hem direniyor hem de onu yönlendiriyordu. “Acele etme,” dedi tekrar. “Bir kadını nasıl yavaş yavaş çözeceğini öğren.” Billy, onun her sözünü dikkatle dinliyor, her uyarısına uyum sağlıyordu. Öpücükleri daha özenli, dokunuşları daha bilinçli hale geldi. Jessica’nın nefesi hızlandıkça, genç adamın cesareti de artıyordu.Bir ara Jessica, Billy’nin saçlarını okşadı. “Sen… gerçekten inatçısın,” dedi, sesi titreyerek. Billy başını kaldırıp ona baktı. “Pes etmem. Sen de bilıyorsun.” Jessica cevap vermedi. Sadece onu tekrar kendine çekti. Öpüşmeleri bu kez daha uzun, daha açtı. Aralarındaki yaş farkı, yasak bağ ve az önce konuştukları o “diğer odadaki” tehlike, her şeyi daha da ateşli hale getiriyordu.Jessica, kontrolü tamamen kaybetmemek için ara sıra tempoları yavaşlatıyordu. “Bak bana,” dedi bir noktada. “Ben söylemeden ilerleme.” Billy itaat etti. Bu itaat, Jessica’ya garip bir güç duygusu verdi. Yıllardır sadece “anne” ve “çalışan kadın” rolleri arasında sıkışıp kalmışken, şimdi karşısındaki genç adamı yönlendiriyor, ona ne yapması gerektiğini öğretiyordu. Ve bu durum, sandığından çok daha fazla zevk veriyordu.Salonun sessizliği, yalnızca nefes sesleri ve ara sıra çıkan fısıltılarla bozuluyordu. Jessica, Billy’nin dudakları teninde gezinirken bir an için gözlerini açtı ve tavana baktı. Aklından binlerce düşünce geçti: Oğlunun arkadaşı olması, yaş farkı, diğer odadaki tehlike, yüzüğünün artık hiçbir işe yaramaması… Hepsi bir aradaydı. Ama o anda hepsini bir kenara itti. Sadece o anı yaşadı.Billy, Jessica’nın “yavaşla” uyarılarına uydukça, aralarındaki gerilim daha da arttı. Her dokunuş, her öpücük, bir öncekinden daha bilinçli ve daha derin hale geldi. Jessica, genç adamı yönlendirirken kendi bedeninin de ona cevap verdiğini hissediyordu. “İyi,” diye fısıldadı sonunda. “Şimdi… biraz daha aşağı.”Hikâye, bir bahisle başlayan zincirleme olayların ikinci halkasıydı. Derrick’in cesareti, Billy’ye de bulaşmıştı. Ve Jessica Ryan, bu ikinci dalganın tam ortasında yakalanmıştı. Direnmiş, yaş farkını öne sürmüş, yüzüğünü kalkan yapmıştı. Ama Billy’nin ısrarı ve kendi içindeki bastırılmış arzu, o kalkanları bir bir indirmişti.Şimdi salonun ortasında, birbirlerine sarılmış iki insan vardı. Biri öğretiyor, diğeri öğreniyordu. Biri kontrol etmeye çalışıyor, diğeri ise o kontrole isteyerek boyun eğiyordu. Dışarıda hayat normal akmaya devam ederken, içeride yasak bir yakınlık yavaş yavaş, adım adım şekilleniyordu. Jessica’nın fısıltısı hâlâ havada asılı duruyordu: “Öğrenmen lazım…”Ve Billy, her kelimesini can kulağıyla dinliyordu.
